Emzirirken fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz!

...

Anne ölçülü süt üretebilmek açısından doğru beslenmeli!

Hamilelik dönemindeki beslenme bebeğin sağlıklı bir biçimde dünyaya gelmesi açısından ne derece önemli ise, emziklilik dönemindeki beslenme de o derece önemlidir. Bir bebeğin büyüme ve gelişme döneminde alması gereken en önemli besin anne sütüdür ve annenin gerekli ölçüde ve nitelikte süt üretebilmek açısından beslenme şekline özellikle dikkat etmesi gerekir.

Büyümenin çok hızlı olduğu taze doğan döneminde bebeğin hayatındaki en önemli konu beslenme iken, annenin günlük tükettiği besinlerin çeşit ve miktarı, vücut depo düzeyi, psikolojik durumu gibi etmenler süt miktarını ve kalitesini etkiler. Bu sebeple annenin salgıladığı sütün yeterliliğini ve verimliliğini artırarak bebeğinin normal büyüme ve gelişmesini sağlamak emzirme sürecin temel amacıdır.

Anne sütü, bebek beslenmesinde yeri doldurulamayan bir doğa harikasıdır. Bebeklerin büyüme ve gelişmelerini en iyi biçimde sağlamanın yanında, onları özellikle ishal olmak üzere pek çok bulaşıcı hastalıktan, kansızlıktan ve yaşamın ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkabilecek hastalıklardan korur. Ayrıca anne ve bebek arasında psikolojik bir bağın kurulmasına aracı olur.

Annenin iyi beslenmesi sütünün kalitesini artırır

Emziklilikte salgılanan süt, annenin aldığı besinlerin bir ürünüdür ve süt açısından gerekli olan besinler annenin kendi ihtiyaçlarına ek adetlmalıdır.

Anneler, hangi şartlar altında olursa olsun, bebeğinin sağlığını geliştirecek ve büyümesini destekleyecek gerekli kalite ve ölçüde süt üretebilirler. Ancak iyi beslenen annelerin sütlerinin, kötü beslenen annelerin sütlerinden özellikle vitamince daha zengin olduğu araştırmalarla gösterilmiştir. Bu döneminin başarılı bir biçimde geçirilmesi açısından gerekli en önemli koşullardan biri, annenin iyi beslenmesidir.

Sağlıklı bir anne günde ortalama 700 – 800 mililitre süt salgılar. Emziren annenin gerekli süt salgılayabilmesi açısından günde, normal gereksinimine ek olarak yaklaşık 700 kaloriye ihtiyacı vardır. Bu miktarın 500 kalorisi annenin yediklerinden, 200 kalorisi ise gebelikte kazanılan besin depolarından karşılanır. Bu durum gebelik süresince kazanılan ağırlığın kaybedilmesinde büyük etkendir. Eğer anne, günlük alması gereken ekstra 500 kalori yerine daha çok kalori alırsa kilosunda fazladan artışlar meydana gelecektir.

Annenin vücudunun tekrar gebelik öncesi görüntüye dönmesine yardımcı olan emzirme, uterusun kasılmasını uyararak ve küçülmesini sağlayarak annenin karın bölgesinin daha hızlı bir biçimde biçime girmesine yardımcı olur. Ayrıca bu biçimde emzirirken düzenli ağırlık kaybı görülürken anne sütünün üretimi de etkilenmez.

Emziklilikte gerekli ve sağlıklı beslenebilmek açısından neler yapmalıyız?

Sıvı alımı günde ortalama 3 litre (10 – 12 su bardağı) kadar olmalı ve bu sıvısalnın çoğunluğu su olmalıdır. Suyun yanında ıhlamur, ısırgan otu, rezene gibi bitki çayları, az şekerli veya şekersiz komposto suları, taze meyve suları, limonata ve süt gibi doğkırmızı içecekler tercih edilebilir.

Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yoğurt, peynir gibi besin grupları mutlak suretle günlük beslenme programında yer almalıdır.

Protein ihtiyacının karşılanması açısından her gün mutlak suretle et, tavuk, balık veya etli – tavuklu sebze yemekleri, yumurta veya kurubaklagiller (barbunya, nohut, kuru fasulye) beslenme programında yer almalıdır.

Omega-3 yağ asitlerinden zengin balık tüketiminin artırılması anne sütünün bu yağ asidi içeriğini arttıracağından haftada 2 kez balık tüketilmeye özen gösterilmelidir.

Vitamin ve minerallerin zengin kaynağı olan taze meyve ve sebzeler her öğünde düzenli olarak tüketilmelidir.

Demir eksikliği emziklilik dönemlerinde sık karşılaşılan bir sorundur. Anne sütüyle bebeğe geçen demir bebeğin demir depolarının dolması ve kan yapımında kullanılması açısından önemlidir. Günlük beslenmede et, tavuk, balık, yumurta, ceviz, badem gibi yemişler, üzüm, kayısı, erik, pestil gibi vb. kurutulmuş meyveler, kuru fasulye, nohut, mercimek, barbunya vb. kuru baklagiller, pekmez ve yeşil yapraklı sebzeler gibi demir yönünden zengin besinler gerekli ölçüde yer almalıdır.

Şekerleme ve çikolatalar, şerbetli ve ağır tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlılar, yaz aylarında dondurma gibi tatlılar tercih edilmeli, karbonhidrat ihtiyacı tahıllı ekmeklerden, pilav ve makarna gibi besinlerden karşılanmalıdır.

Yemeklerde kullanılacak yağ tüketimine dikkat edilmeli, kalori değerini yükselten kızartma ve kavurma türü besinlerden uzak durulmalı, daima besinleri pişirme yöntemi olarak haşlama, fırında ya da ızgara yöntemi kullanılmalıdır.

Çay, kahve ve kola gibi içecekler sınırlandırılmalıdır. Fazla tüketilen bu içeceklerdeki kafeinin süte geçeceği unutulmamalıdır.

Salam, sosis, sucuk gibi işlenmiş ve katkı maddesi içeren besinlerden mümkün olduğu kadar uzak durulmalıdır. Bu besinlerin yapısında olan nitratlar yüksek ısıya maruz kaldığında veya kızartılarak pişirildiğinde kanser yapıcı kimyasallara dönüşebilmektedir.

Sütün artması açısından annenin iyi beslenmesi, stresten uzak olması, yeterince dinlenmiş olması ve bebeğini sık aralıklarla emzirmesi önemlidir.