Salk Galata’nın yeni sergisi “Aşı” barajları mercek altına alıyor

...

1930’lar Ankarası’nda çıkan gazeteler, sık sık “yeni başkentin modern rekreasyon alanları” olan deniz ve kıyıları kutlayan makale ve fotoğraflar yayımlıyordu. Çünkü tarıma elverişsiz, kurak bir bozkır olan kent, bu kıyı ve denizlerle donatılmaya başlamıştı. Türkiye Cumhuriyeti’nin modernleşme projesinin bir parçası olarak kurulmaya başlanan hidrolik altyapı tesislerinin ilk aşaması, Atatürk Orman Çiftliği’nin sulama amaçlı rezervuarları olarak kurulan Karadeniz ve Marmara havuzları ile içme suyu temini için yapılan ‘Ankara’nın Boğaziçisi’si olarak bilinen Çubuk Barajı oldu.